T.C.
İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ
2014-2015
GÜZ YARIYILI SONU ULUSLARARASI KAMU HUKUKU – I
FİNAL SINAVI SORULARI,
11 OCAK 2015 Saat 13:00 – 14:45
1. Uluslararası Hukuk
Komisyonu (UHK) özel raportörü Alberto
Ago, devletlerin uluslararası haksız fiillerden sorumluluğu konusunda ilksel,
asli (primary) kurallar ve ikincil, tali (secondary) kurallar arasında farklılık gözetti. (6 p.)
a. İlksel kurallar nedir tanımlayınız:
.
b. İkincil kurallar nedir tanımlayınız:
.
c. 2001 UHK Devletlerin Uluslararası Haksız Fiillerden
Sorumluluğu Maddelerl (2001 ARSIWA) hangi kuralları düzenler:
.
2. Devletin uluslararası
sorumluluğunun esasının dayandığı hukuki teoriler nelerdir, örnek kararlar ile
tanımlayınız. (6 p.)
a.
.
.
b.
.
.
c. 2001 ARSIWA hangi teoriyi benimser?
3. Uluslararası haksız
fiiller ikiye ayrılır. Tanımlayınız: (6
p.)
a.
.
b.
.
c. 2001 ARSIWA, 'ağırlaşmış veya ciddi' sorumluluk
sınıfını ihdas etmiştir. Tanımlayınız:
.
.
4. Vettel, “vatandaşa
verilen zarar onun devletine verilmiştir”. (1924 UDAD
Mavrommatis Filistin İmtiyazları Davası). Yabancıların muamelesine ilişkin standartlar nelerdir, tanımlayınız. (6 p.)
a.
.
.
.
b.
.
.
c. Temel insan haklarının rolü nedir?
5. a. Uluslararası haksız
fiil nedir, tanımlayınız (2001 ARSIWA 2.
madde) (6 p.)
i.
ii.
b. Zarar doğurmayan veya zararın tazmini mümkün olmayan
uluslararası haksız fiiler, devletin sorumluluğuna neden olabilir mi?
.
.
.
.
6. 2001 ARSIWA 34. maddesi
uluslararası haksız fiilde bulunan fail devletin neden olduğu zararı için tam
giderimde bulunmasını öngörür. Sorumluluğun sonucu olan tamirat ne şekillerde
olabilir, tanımlayınız. (6 p.)
a.
.
.
.
.
b.
.
.
c.
.
.
7. Devletin kural koyma
yetkisi, ülkesel egemenliğinin bir görünümüdür. Devletin bu hukuki yetkisinin -uluslararası
unsur içeren cezai meselelerde- dayandığı esaslar nelerdir? Örneklerle tanımlayınız.
(10 p.)
a.
.
.
.
b.
.
.
.
.
c.
.
.
d.
.
.
e.
.
8. Yetkiden muafiyet
konusunda, (8 p.)
a. Devletin bağışıklığı
iddiası ve muhakeme edilemezlik
iddiası,
.
.
.
.
b. mutlak muafiyet
ve sınırlı muafiyet,
.
.
.
c. Ratione personae bağışıklık ve ratione materiae bağışıklık,
.
.
.
.
d. Jure İmperii eylemler
ve jure gestionis eylemler arasındaki
farklar nelerdir.
.
.
9. Tanıma uluslararası
kişilik kazanmanın bir şartı mı, yoksa bir sonucu mudur sorusuna teorik
yaklaşımlar nelerdir, açıklayınız. (4
p.)
a.
.
.
.
b.
.
.
.
10. Tanıma konusunda a. Estrada
doktrini ve b. Stimson dokrini nedir, tanımlayınız. (4 p.)
a.
.
.
b.
.
11. (8 p.) a. Uluslararası
kişisi nedir? Hukuki anlamını açıklayınız:
.
b. Kimler uluslararası hukukun kişileri olabilir, neden?
.
.
.
.
.
12. (10 p.) a. uluslararası
teamül hukunda devlet olmanın kıstasları içeren doktrin hangi uluslararası
sözleşmede ifadesini bulmuştur?
b. Devlet olmanın geleneksel kıstasları nelerdir,
tanımlayınız.
i.
.
ii.
.
iii.
.
.
iv.
.
.
.
13. Uluslararası hukukta
devletlerin egemen eşitliği doktrininden çıkartılan temel ilkeler nelerdir,
tanımlayınız. (8 p.)
a.
.
b.
.
c.
d.
14. Geleneksel uluslararası
hukukta ülke kazanma yolları nelerdir, tanımlayınız. (12 p.)
a.
.
b.
.
c.
.
d.
.
e.
.
f.
.
MODEL CEVAPLAR:
T.C.
İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ
2014-2015 GÜZ YARIYILI SONU ULUSLARARASI
KAMU HUKUKU – I
FİNAL SINAVI - CEVAPLAR, 11 OCAK 2015 Saat 13:00 –
14:45
1. (6 p.)
a. Asli maddi niteliktedir. Devlete bir şeyi yapmak veya
yapmamak yükümlülüğünü getiren belli davranış kurallarıdır. Belli bir konuda
devletin uluslararası yükümlülüklerini tanımlar.
b. Devlete atfedilebilecek olan uluslararası haksız
fiilerin sonuçlarını düzenler.
c. Sadece uluslararası sorumluluğu tanımlayan ikincil,
tali kuralları düzenler.
2. (6 p.)
a. Objektif teori: risk teorisidir. Netice
itibarı ile sorumluluk gerektirir. Uluslararası yükümlülüğünü ihlal eden
devletin, niyet, saik veya kusuruna bakılmaksızın haksız fiilden sorumlu
olmasıdır. Örnek: 1929 Claire Davası
b. Subjektif teori: kusur theorisidir. Culpa veya dolus malus, ihmalden kasta kadar fiilin
dayandığı kusur saikini tanımlar ve sorumluluğa neden olur. Örnek: 1920 Home
Misyonerliği Derneği Davası
1949 Korfu
Kanalı Davası, kusuru durumu bilmek gereği karinesi ile tanımlamıştır.
c. Objektif teoriyi benimsemiş görünür ama kusura
dayanan hükümler içerir.
3. (6 p.)
a. Doğrudan uluslararası haksız fiiler: bir
devletin bir başka devlete olan yükümlülüğünü doğrudan ihlal etmesidir.
b. Dolayısı ile uluslararası haksız fiiler: bir devletin
bir başka devletin vatandaşlarına borçlu olduğu yükümlülüklerini ihlal
etmesidir.
c. Ağırlaşmış veya ciddi sorumluluk: uluslararası
hukukun amir/buyruk (jus cogens) kuralları ile bir bütün olarak uluslararası
topluma karşı duyulan (erga omnes) yükümlülüklerin ihlali halinde ortaya çıkar.
4. (6 p.)
a. Ulusal Muamele Standartı: gelişmekte olan ve
yeni devletler ile sosyalist devletler tarafından ileri sürülmüştür. Yabancının
kendi devletinin diplomatik himayesinden yararlanamayacağını öngörür. Çünkü
yabancı bulunduğu devletin mahkemeleri önünde o devletin vatandaşları ile aynı
ulusal hukuka eşit bir şekilde tabi olacaktır.
b. Uluslararası Asgari Standart: Batılı
emperyalist kapitalist devletler tarafından ileri sürülmüştür. Devletin
ülkesinde vatandaşı ile yabancılar eşit hukuki muameleye tabi tutulamaz. Çünkü
uluslararası hukukta bütün yabancılara uygulanan ortak asgari standartlar
vardır.
c. Modern görüş, insan hakları hukuku tarafından
evrensel olarak ihdas edilen kuralların, yabancıların tabi olacağı muamelenin
asgari standartlarını teşkil ettiğini kabul eder.
5. (6 p.)
a. i. uluslararası hukuk uyarınca bir devlete
isnat edilebilen, ve
ii. onun uluslararası yükümlülüğünü ihlali sonucunu veren
eylem veya ihmallerdir.
b. 2001 ARSIWA, haksız fiil ile zararı birbirinden
ayırmıştır. Zarar artık haksız fiilin bir unsuru değildir. Fiilin haksızlığı,
birincil kurallara bakılarak tespit edilir. Dolayısı ile, artık birincil
kuralların bütün ihlalleri -zarara bağlı olmaksızın- sorumluluğa ilişkin ikinci
kurallar tarafından kapsanır.
6. (6 p.)
a. Eskiye iade: haksiz fiilin yarattığı sunucun
ortaya çıkmasından önceki durumun status quo ante yeniden tesis edilmesidir.
Tam eskiye iadenin mümkün olmadığı hallerde, hukuki iade mesela haksızlık
yaratan bir anlaşma, eylem veya yasama, yürütme, yargı kararının veya geçersiz sayılması; veya ona muadil bir
iadenin in integrum mesela hukuka aykırı olarak alınanın geri verilmesi veya
belli bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gibi olabilir.
b. Tazminat:
parasal ödeme şeklidir. Zararın maliyetini karşılayabileceği gibi, yoksun
kalınan kazanım veya kazanç kaybını da içerebilir. Ama cezalandırıcı, intikam
güden veya ibret mahiyetinde olamaz.
c. Tatmin: eskiye iade veya tazminat ile
giderilemeyen bir zararın tamiri yoludur. İhlalin varlığının kabul edilmesi,
pişmanlık ifadesi, özür dilemek ve haksız olan eylemin bir daha olmayacağını
taahhüt etmek şekliinde olabilir.
7. (10
p.)
a. Ülkesellik ilkesi: devletin kısmen veya
tamamen kendi ülkesinde işlenen suçlar üzerinde yetkisinin bulunmasıdır. Ülkede
kısmen işlenen suçlar bakımından,
subjektif yetki: eylem devletin ülkesinde başlamış ise; objektif yetki ise,
eylem devletin ülkesinde sonuçlanmış veya etki doğurmuş ise yetkinin esasını teşkil
eder. 1927 Lotus-Bozkurt Davası
b. Vatandaşlık ilkesi: devletin tabiyetinde
bulunan bütün vatandaşları üzerinde nerede bulunurlarsa bulunsunlar işledikleri
suçlar bakımından kendi ceza kanunlarını uygulamak, ihlali yüzünden yargılama
yapmak ve cezalandırma yetkisine sahip olmasıdır. 1923 Tunus ve Fas'ta
Vatandaşlık Kararları Davası
c. Koruma/Güvenlik ilkesi: Devletin kendi ülkesi
dışında yabancılar tarafından kendi ulusal güvenlik, ülkesel bütünlük, siyasi
bağımsızlık ve hayati ekonomik menfaatlerine karşı işlenen suçlar üzerinde
yetki iddia etmesidir. 196 Eichmann Davası
d. Pasif Kişisellik ilkesi: devletin kendi ülkesi
dışında yabancılar tarafından kendi vatandaşlarını mağdur eden veya etmek
tehlikesi arz eden eylemleri bakımından cezai yetki iddiasında bulunmasıdır.
Cutting Davası ve Achille Louro Davaları
e. Evrensel yetki ilkesi: devletin suçun
faili kim olursa olsun, suç nerede işlenirse işlensin, suçun mağduru kim olursa
olsun, sadece suçun nitelğinden ötürü (jus cogens ve/veya erga omnes)
uluslararası toplum adına ve hesabına yargılamak ve cezalandırmak yetkisidir.
2000 Tevkif Müzekkeresi Davası
8. (8 p.)
a. Devletin bağışıklığı iddiası karşısında,
ulusal mahkeme davalının niteliği ve sıfatı yüzünden yargılama ve infaz etme
yetkilerini kullanmaktan imtina eder. Çünkü davalı bir yabancı egemen veya onun
temsilcisidir. Oysa mahkeme, muhakeme edilemezlik iddiası ile, dava
konusu uyuşmazlık nedeni ile yetkisiz hale gelir.
b. Mutlak muafiyet: yabancı egemenin devletin
yetkisinden tam ve sınırsız muafiyetini ifade eder. 1812 Exchange v. McFaddon
Davası Oysa sınırlı muafiyet, yabancı egemenin muafiyetinin sadece
ilgili devletin kamusal/resmi eylem ve işlemleri (jure imperii) ile sınırlı olmasıdır.
c. Ratione Personae bağışıklık, devlet başkanı ve
diğer yüksek dereceli resmi görevlilerin görevdeyken yaptıkları bütün resmi ve
kişisel özel eylem ve işlemlerini kapsıyan bağışıklıktır. Görevlerinden
ayrılınca artık bu bağışıklık sona erer. Oysa Ratione Materiae bağışıklık,
konu ve işlevsel bağışıklıktır. Bütün devlet görevlilerinin resmi kapasiteleri
ile yapmış oldukları bütün resmi faaliyetlerini kapsar. Görevden ayrıldıktan
sonra da devam eder.
d. Jure İmperii eylemler, devletin egemen
otoritesini icra ederken yapmış olduğuresmi nitelikteki kamusal işlemlerdir.
Oysa Jus Gestionis eylemler, devletin yaptığı özel nitelikteki ticari
işlemlerdir.
9. (4 p.)
a. Kurucu tanıma teorisi: tanımanın uluslararası
kişilik kazanmanın bir şartı olduğunu iddia eder. Çünkü uluslararası hukuk
sisteminde üstün bir otorite bulunmadığı için mevcut devletler topluca veya
bireysel olarak yeni kurulan devletleri tanıyarak onu hukukun süjesi haline
getirirler. Böylece tanıma her bir devletin keyfiyetine bırakılan tek taraflı
ihtiyari bir siyasi işlemdir.
b. Beyan edici (açıklayıcı) tanıma teorisi: yeni
bir devletin kurulması bir hukuk meselesi değil, ama bir olay (gerçeklik
meselesi)dir. Tanıma işlemi ise, bu gerçeğin bir sonucu, kabulunden başka bir
şey değildir. Bir formalitedir. uluslararası hukuk kişiliği tanımadan bağımsız
olarak, devlet olma şartları yerine geldiği zaman kazanılır.
10. (4
p.)
a. Estrada doktrini: yeni
kurulan hükümetlerin açık ve resmen tanınması doktrinini red eder. Çünkü
hükümet değişliği bir iç meseledir. Tanıma diğer devletlere buna müdahale hakkı
verir. Yeni kurulan bir hükümetten aranan hükümet, sadece kendi toprağı
üzerinde etkin icra kontrolü icra ettiğini göstermektir.
b. Stimson doktrini: uluslararası hukuka aykırı
kuvvet kullanma ile kurulan devletleri tanımama yükümüdür. Bazı devletlerin
bunu darbe ile kurulan hükümetlere uyguladığı görülür.
11. (8
p.)
a. Bununla uluslararası hukukun haklar bahşettiği,
borçlar yüklediği ve yetkiler ile donattığı kişiler anlaşılır. Uluslararası
hukuk tarafından hukuk kapasitesi ile donatılmış olan kişi, sahip olduğu
uluslararası hak ve yükümlülüklere dayanarak, uluslararası mahkemeler önünde
talep ve iddialarda bulunabilir. Uluslararası hukukun tarafı olabilirler.
b. Geleneksel görüş altında, devletlerin egemen
eşitliği doktrini, bağımsız devletleri uluslararası hukukun en temel klşileri olarak
tanımlar.
Ancak modern
uluslararası hukuk, bazı devlet benzeri varlıklar ile
uluslararası örgütlerin 1949 BM Hizmetinde
Uğranılan Zararların Tamiri Davası ve
bazı sınırlı
alan ve konularda gerçek kişilerin özellikle insan hakları ve uluslararası ceza
davalarında uluslararası mahkemeler önünde uygulanabilir hak ve yükümlülüklere
sahip olabileceği kabul edilir.
12. (10
p.)
a. 1933 Devletlerin Hak ve Yükümlülüklerine İlişkin
Montevideo Sözleşmesi
b. i. Sürekli bir insan topluluğu: daimi
bir nüfustur. İstikrarlı bir insan topluluğununu gerektirir.
ii. Sınırları belli bir ülke toprağı: devletin
sınırları arasında bir toprak parçası onun ülkesidir. Ancak bu sınırların
kesin, ihtilafsız ve daimi olması beklenmez.
iii. Hükümet veya kurulu bir siyasi otorite: ülke
içerisinde siyasi olarak teşkilatlanmış bir hükümetin bulunması ve bu hükümetin
etkin icra kontolüne sahip olması gerekir. Ama bir başka devletin denetimine
tabi olmaması gerekir.
iv. Diğer devletler ile ilişkiye girebilme kapasitesi:
bu ülke içerisinde sergilenen etkin icra kontrolünün, dışişlerinde de
uygulanması gereğidir. Devletin 'egemenliği' veya 'bağımsızlığı' olarak ifade
edilir. Devlet olabilmek için, bir başka devletin otoritesinden ve kontrolünden
hukuken bağımsız olmalıdır.
13. (8
p.)
a. Devletin yetkisi: kendi ülkesi toprakları ve
orada yaşıyan insan topluluğu üzerinde münhasır egemenlik haklarını uygulama
kapasitesidir.
b. İç işlerine karışmama ilkesi: devletin diğer
devletlerin bu yetki sahasına müdahale etmemek yükümlülüğüdür.
c. Uluslararası örgütlere üyelik devletin
iradesine tabidir.
d. Uluslararası mahkemelerin yetkisi, uyuşmazlığa
taraf olan devletlerin rızasına tabidir.
14. (12
p)
a. İşgal: bir devletin sahipsiz (terra nillius)
bir ülkeyi, kendi egemenliğine tabi kılmak niyet ve iradesi ile, egemenliğini
icra ederek kazanmasıdır.
b. Kazandırıcı zamanaşımı: bir devletin, bir
başka devlete ait olan ülke parçası üzerinde başlangıçta haksız olan (hiçbir
meşru hukuki dayanağı bulunmadan) egemenlik ihdas etmesi ve o ülkeyi kendi
egemenliğine tabi kılmak niyet ve iradesi ile, uzun süre ve çekişmesiz olarak
kulanması sonucu kazanmasıdır.
c. Devir: devletin kendisine ait bir ülke parçası
üzerindeki egemenlik hakkından, anlaşma
bir başka devlet lehine vazgeçmesidir.
d. Arazi oluşu veya katılma: bir devletin
egemenliğine tabi olan ülkenin, nehir yataklarının kuruması, deniz
kıyılarının dolması, volkanik olaylar ve
depremler ile yeni adalar oluşması gibi, doğal olaylar nedeni ile
genişlemesidir.
e. Fetih: silahlı kuvvet kullanma yolu ile bir
başka devletin egemenliğine tabi olan ülke parçasının kazanılmasıdır.
f. İlhak: bir devlet tek taraflı olarak bir başka
devlete ait olan bir ülkeyi o devletin rızası dışında ele geçirmesi ve kendi
ülkesine katmasıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder